Hesap numarası dolandırıcılığı: Hukuk bürosu, iyi niyetli borçlu lehine bir karar elde etti

Ödemeyi yaptınız. Havaleniz gönderildi. Yine de alacaklı, hiçbir şey almadığını söyleyerek aynı tutarı sizden tekrar talep ediyor.

Bu durum, ilk bakışta saçma gelebilir, ancak aslında banka hesap numarası dolandırıcılığının en ciddi sonuçlarından biridir.

Hesap numarası dolandırıcılığının işleyişi

Bu yöntem artık oldukça iyi biliniyor: Bir dolandırıcı, iki taraf arasındaki e-posta yazışmalarını ele geçiriyor, gerçek banka hesap bilgilerinin yerine sahte bilgileri koyuyor ve havaleyi kendi hesabına aktarıyor. Gerçek alacaklı hiçbir şey almıyor. Borçlu ise ödemeyi yapmış olsa da yanlış hesaba yatırmış oluyor.

Burada son derece zorlu bir hukuki soru ortaya çıkıyor: Sahte bir hesaba yapılan bu ödeme, borcu ortadan kaldırır mı? Borçlu, ikinci kez ödeme yapmak zorunda mıdır?

Görünür alacaklı teorisi: şartlı koruma

Medeni Kanun’un 1342-3. maddesi bu soruya bir cevap vermektedir: «Görünürdeki alacaklıya iyi niyetle yapılan ödeme geçerlidir.».

Görünüş teorisinden kaynaklanan bu hüküm, borçlunun, paranın gerçekte bir üçüncü şahıs tarafından zimmetine geçirilmiş olsa bile, haklı olarak doğru alacaklıya ödeme yaptığını düşünmesi halinde yükümlülüğünden kurtulmasına olanak tanır.

Ancak bu koruma otomatik olarak sağlanmaz. Bunun için borçlunun inancının meşru bir görünüşe dayanması gerekir: Aynı koşullarda bulunan makul bir kişi de aynı şekilde davranır mıydı? Hakim, borçlunun ödeme yapmadan önce yaptığı kontrolleri somut olarak değerlendirir.

Davanın olguları

Bu olayda, müvekkilimiz alacaklısıyla yazışmak için genellikle kullandığı e-posta adresi üzerinden bir banka hesap bilgileri belgesini almıştı. Bu belgede görünürde herhangi bir usulsüzlük yoktu: şirket adı doğruydu, adres tamdı ve BIC kodu belirtilen banka şubesine aitti.

Karar

Paris Asliye Mahkemesi, acil tedbir talebine ilişkin kararında, müvekkilimizin iyi niyetli olduğunu ve bu nedenle görünürdeki alacaklıya yapılan ödemenin borcu ortadan kaldırıcı nitelikte olduğuna hükmetti.

Sonuç olarak, 16.800 € tutarındaki teminat talebi reddedilmiş ve davacı şirket, yapılan avukatlık masrafları nedeniyle müvekkilimize 1.500 € ödemekle yükümlü kılınmıştır.

Uygulamalı dersler

Bu karar, yöneticilerin, muhasebecilerin ve finans direktörlerinin akılda tutması gereken bir gerçeği ortaya koymaktadır: Hesap numarası sahtekarlığı durumunda, borçlu her zaman iki kez ödeme yapmak zorunda kalmayabilir. Bununla birlikte, sonucun nasıl olacağı her durumun kendine özgü koşullarına, özellikle de ödeme anında borçlunun elinde bulunan bilgilere bağlı olacaktır.